Karalamalar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Karalamalar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Kasım 2025 Pazar

AI'sız Dijital Alanlar

Bugün, son dönem trendinin tersine kürek çeken bir sosyal medya projesinden, “Yapay Zeka Eli Değmemiş” sözlük antisamsadan bahsetmek istiyorum. Fakat daha önce çocukluğumdan bu yana, teknoloji ile nasıl bir ilişkim olduğu konusuna kısaca bir giriş yapmam gerekiyor.

Yapay zekayı bir konsept olarak hayatıma ne zaman soktuğumu düşününce, epey geriye gidiyorum. Babamın mesleği gereği ilkokulda BASIC ile, ortaokulda Pascal ile tanışmıştım. Karar ağaçlarıyla basit kural setleri tanımlayıp, insanlarla basit sohbetler yapan küçük programlar yazdığımı hatırlıyorum. Babamın lise öğrencileriyle birlikte kurduğu ve bilgisayar toplayıp sattığımız küçük firma için basit bir muhasebe programı yazmaya çalıştığım da olmuştu. Fakat bilgisayarlarda sanırım beni ilk olarak derinden etkileyen gelişme, Barbarian isimli DOS tabanlı basit bir oyunda bilgisayarın insan gibi konuşarak bir kelime söylemesiydi. Sonrasında Star Trek ve 1991’de vizyona giren Terminator 2 ile insan gibi düşünen makine fikrini benimsedim. Mühendisliği seçmemde bu iki filmin mutlaka etkisi vardır. Backpropagation ile ilk tanıştığımda kara kutu sistem modellemenin geleceği noktayı düşününce çok heyecanlandığımı da mutlaka yazmalıyım. 

Günümüz teknolojilerinin gelişimi neredeyse tek bir insan ömrüne sığdı. Ben çocukken Türkiye’de sürekli televizyon yayını yoktu, sabah İstiklal Marşı ile televizyon açılır, akşam yine İstiklal Marşı ile yayın biterdi. Amstrad bilgisayarlardan, internetin gelişimine, yapay sinir ağları kavramının bugünkü AI ekosistemine evrilmesine kadar bu teknolojik dönüşümün hemen her safhasına hem tanıklık ettim hem de içinde bir yerlerde bulundum. 

Bugün gelinen noktada, yapay zekanın demokratikleşerek gelişimini desteklerken, bir taraftan da verinin kullanımı, mahremiyet, ifade özgürlüğü ve emek gibi konularda dijital toplum sözleşmesinin daha çok konuşulması gerektiğini düşünüyorum fakat burayı çok dallandırmadan, çeşitliliğin ve çok sesliliğin korunması adına, tıpkı nesli tükenmekte olan canlıların korunduğu doğal alanlar gibi, AI’sız dijital alanların da bilinçli olarak oluşturulması gerektiğine inandığımı söylerek bu giriş faslını bitirmiş olayım :)

İTÜ’den arkadaşım Levent Divilioğlunun kaptanlığını ve yazılımını üstlendiği, henüz emekleme aşamasını yeni yeni tamamlayan antisamsa, tam da böyle bir yer. Yapay zeka eli değmemiş bir sözlük projesi.

Burada tüm içeriğin doğrudan insan üretimi olması bekleniyor. İlginizi çekerse bir göz atmanız için linki şuraya bırakıyorum.

https://antisamsa.com/

22 Kasım 2025 Cumartesi

Kurtlar Vadisi, Adanalı, 01, vs.

Günümüzde sokak kültürünün artık medya tarafından şekillendiğini kabul ettikten sonra, bazı dizilerin prime time’da yer bulmasının savunulacak tarafı kalmadığını düşünüyorum. Kurtlar Vadisi gibi yapımların, normalleşmiş şiddet ve mafya estetiğini ana akımın merkezine yerleştirmesi tesadüf değil. Bunu özel güç odaklarının tasarladığını falan iddia etmiyorum. Suyun altında ateşi yaktığınızda, bir süre sonra su kaynar ve bu tesadüf değildir. 

Dünün sokak serserilerinin, kötü çekilmiş bir absürt komediden bile daha absürt ve daha komik duran fakat esasen hiç de komik olmayan bilakis çok ciddi bir hastalığın semptomları olan, daltonlar gibi, redkitler gibi mide bulandırıcı örgütlenmelere dönüşmesinin 01 gibi dizilerden bağımsız olduğunu kim iddia edebilir? 

Üç yüz yıllık özgürlük mücadelesi ile, milyonlarca insanın kanıyla çizilen özgürlük haddini bugün yeniden çizmeye cüret etme pahasına... Bugün cep telefonları ile, çok yakın gelecekte gözlüklerle, kulak içi cihazlarla ve belki bir adım sonra kafatasının içinde yer alan biyolojik kontrolöre takılacak çipler ile günün 24 saatini fiilen prime time’a çeviren mecralarda yapılan yayınların, ayrıca ve çok daha sıkı biçimde denetlenmesi gerekmediğini kim, hangi tecrübe ile söyleyebilir? 

Bu kadar yoğun bir iletişim bombardımanı altında yaşamayı insanlık olarak ilk kez tecrübe ediyoruz. 

Varlık sahipliğinin ve iletişim kanallarının kontrolünün bu kadar az sayıda güç odağında toplandığı başka bir dönem olmadı. 

Bunlar insanlık için çok yeni tecrübeler.

Üstelik her yeni tecrübeden daha da güçlenmiş olarak çıkmıyoruz. Bu iddia, sahte kişisel gelişim uzmanlarının, yenilmişlerden ve düşkünlerden bir ısırık daha alabilmek için uydurduğu büyük yalanlardan yalnızca bir tanesi.

Bazen düştüğün bataktan çıkamazsın ve hikayen orada sona erer. 

Bugün resim kabaca şöyle
  • Her anımız prime time
  • 7/24, tuvaletteyken bile iletişim bombardımanına maruz kalıyoruz
  • İletişimi yöneten kanallar belirli güç odaklarında yoğunlaşmış durumda
  • Hayat düzensizliğe meyilli
Bu hızda ve bu şartlarda verilen doz, ölümcül olabilir.

10 Nisan 2025 Perşembe

"Üretken yapay zeka burada, fakat kullanıcıları nerede?"

Podcast Özeti : Gen AI is here—but where are i…–The McKinsey Podcast – Apple Podcasts

Podcast, McKinsey’nin üretici yapay zekânın (Gen AI) neden bu kadar çok konuşulmasına rağmen hızlı benimsenmediğini sorgulayan özel bir bölümüyle açılıyor. Konuklar arasında yatırımcı, girişimci ve güvenlik alanında liderlik yapmış üç uzman yer alıyor.

Konuşma, ChatGPT gibi uygulamaların yarattığı büyük beklentiye rağmen, pratikte dönüşümün yavaş kaldığını vurgulayarak başlıyor. Bu durum, özellikle müşteri hizmetleri gibi alanlarda hızlı değişim bekleyenleri hayal kırıklığına uğratıyor. Kiran ve Naveen ise, bu sürecin teknoloji tarihinde olağan olduğunu; iPhone gibi örneklerde de yaygın kullanımın yıllar aldığını hatırlatıyor.