24 Aralık 2025 Çarşamba

Kıyamet Günü ve Direniş

Geçenlerde galerimi temizlerken 2021'de bizim teknik servisteki arkadaşların tamirden artan komponentleri birleştirerek yaptığı bir robot modelinin fotoğrafına denk geldim. Orjinal fotoğrafı şu anda bulamadım ama, orjinal fotoğrafın arkaplanını ai ile değiştirdim ve şu şekilde bir fotoğraf ürettim.




Akabinde bu fotoğrafı linkedin'de yayınladım: Post | Feed | LinkedIn


Az önce de bu fotoğraftan bir video üretebilir miyim acaba diye düşünüp hemen yine AI'a danıştım. 

Aşağıda izleyebilirsiniz.


Bakalım nereye gidecek bu işin sonu.


Tabi AI'a bu kadar danışmışken, AI'sız dijital alanlar yazımı da hatırlatmadan bitirmeyeyim.

14 Aralık 2025 Pazar

Kürk Mantolu Madonna

Oruç Aruoba Kütüphanesi'nde Alp'i beklerken uzun süredir okumak isteyip de ertelediğim Sebahattin Ali'nin, Kürk Mantolu Madonna kitabını okudum. 

Genellikle duygular üzerine düşünmemeyi, hayata pratik fayda sağlayan konular üzerine düşünmeyi tercih ederim. Bu tarz, yaş aldıkça belki biraz da bilinçli bir tercih ile geliştirdiğim bir düşünce tarzı olabilir. Fakat Kürk Mantolu Madonna, kitabı okuduğum süre içerisinde bu tercihimi esnetmeyi başardı. 

Raif Efendi'nin aşkı tüm ömrünü ele geçiriyor. Yaşanan kadar, yaşanamayanlar da Raif Efendi'nin hayat hikayesinde yer alıyor. Kişiliğinin içine gömülen bir keder gibi. Etrafındakilerin, hayatla işi kalmamış, silik, sessiz bir kişilik olarak gördüğü Raif'in içinde bitmeyen bir hikaye var, kimsenin duymadığı, kimsenin sormadığı... Burada, romanın rahatsız edici bir tarafı var. Raif Efendi'nin yası, Maria'nın yokluğundan değil, Maria’nın yanında var olabilen Raif’in yokluğundan kaynaklanıyor.

Okuyun, zaman geçiyor...

6 Aralık 2025 Cumartesi

Humanoid Robot Dünyasında Köklü Oyuncular Ne Anlatıyor?

 "Next Big Thing"lerin ortaya çıkması arasındaki süre gerçekten kısaldı gibi geliyor bana.

Televizyon, internet, akıllı telefonlar, sosyal medya, bulut ve mobil uygulamalar derken, son birkaç yılda generative AI ve büyük dil modelleri hayatımıza girdi. Şimdi de Robocop ve Terminator filmleriyle hayal dünyamızda yer eden “cyborg” ve humanoid robotların gerçeğe dönüştüğü bir döneme, düşündüğümüzden çok daha hızlı giriyoruz.

Bu resmin bir tarafında ABD, diğer tarafında ise Çin var. Çin’in üst düzey ekonomik planlama kurumu NDRC, kısa süre önce yaptığı açıklamada ülkede 150’den fazla humanoid robot üreticisi olduğunu, bu alanda ciddi bir yatırım iştahı oluştuğunu ve bunun bir balon riski taşıdığını vurguladı. Aynı açıklamada, şirketlere tekrarlayan ürünler geliştirmek yerine daha akıllı, farklılaşan yatırımlara odaklanmaları yönünde çağrı yaptı.  

Özetle, çok sayıda yeni girişimin hızla humanoid robot işine girdiği, bazılarının kısa sürede milyar dolar seviyesine koştuğu, koşacağı bir dönemden geçiyoruz. Diğer tarafta ise, Yaskawa gibi bugünkü sanayinin şekillenmesine doğrudan katkıda bulunmuş köklü üreticiler var. Bu ölçekte, bu kadar uzun süre ayakta kalmış firma sayısı, gerçekten de bir elin parmaklarını geçmiyor.

Böyle şirketlerin rotayı bir anda kırması pek mümkün değil. Kurumsal ağırlıkları, global organizasyonları, ürün sorumlulukları var. Bu yüzden hızlı zigzaglar yerine, yavaş ama kalıcı dönüşümlerle ilerliyorlar. Bu sebeple köklü firmaların bu hızla Physical AI tarafında sahaya inmesi bence ciddi bir gösterge, bu firmalar güvenlik, fonksiyonel emniyet ve standartlar konusunda çıtayı yukarı taşıyarak bir dönüşümü sırtlayabilirler ve hype döneminden sonra ayakta kalacak kalıcı altyapıyı inşa edebilirler.

Ben SoftBank ile Yaskawa’nın, SoftBank’in AI RAN girişimi ile Yaskawa’nın AI destekli robotik yetkinliklerini birleştirerek, Fiziksel Yapay Zeka’nın toplumsal ölçekte hayata geçirilmesi için imzaladığı mutabakatı ve açıkladıkları memorandumu bu çerçevede okuyorum. 

SoftBank’in tanımıyla Physical AI, robotların sensörlerden, kameralardan ve dış sistemlerden topladıkları veriyi yapay zeka ile analiz ederek, duruma göre esnek ve karmaşık fiziksel hareketler yapabilmesini sağlayan bir teknoloji katmanı. Fiziksel Ajan. 

Burada küçük bir not düşmek istiyorum. AI dünyasında kullanılan "agent / ajan" tabirini şahsen pek benimseyemedim, kulağıma sanki gizlice bilgi toplayan dijital varlıklardan bahsediyormuşuz gibi geliyor. Ama yazılım dünyası buna "ajan" demeye çoktan başladı, ben de bu kısa yazıda kelimeyi yeniden icat etmeye çalışmayacağım. Sigorta sektörünün burada daha iyi bir sınav verdiğini düşünüyorum, agentı doğrudan "acenta" diye çevirdiler ve konu kapandı.

Konumuza döneyim. Yaskawa ve SoftBank açıklamalarından anladığım kadarıyla iş birliğinin ilk fazında, bina yönetim sistemleri ile entegre çalışan, MEC üzerinde koşan AI ile beslenecek, ofis odaklı bir Fiziksel AI robotu kurgulanıyor. MEC tarafındaki yapay zeka; bina, envanter, sensör ve kamera verilerini gerçek zamanlı analiz ederek robota görevler üretecek, robot tarafındaki AI ise bu görevleri somut aksiyona çevirecek. MEC'i de açmak gerekiyor. MEC (Multi-access Edge Computing) mobil şebekenin baz istasyonları gibi uç noktalarına yerleştirilmiş mini veri merkezleri gibi düşünebileceğimiz, veriyi buluta göndermeden, kullanıcıya çok yakın bir noktada, çok düşük gecikmeyle işleyen bir altyapı. Yani robotun "beyninin" önemli bir kısmı, fiziksel olarak da ona oldukça yakın bir ortamda koşuyor.

Böylece tek bir robot, klasik tek işi sürekli tekrar eden bir "ajan" olmaktan çıkıyor ve birden fazla rol üstlenebilen ve teoride çok yetenekli bir ofis çalışanına dönüşüyor.

SoftBank MEC ortamını ve görev üreten VLM tabanlı MEC AI katmanını, Yaskawa tarafı ise robotu ve aksiyonu üreten VLA tabanlı Robot AI katmanını sağlıyor. Ortaya çıkan yapıyı endüstriyel robotların güvenlik ve hassasiyet yaklaşımını ofis, hastane, okul gibi dinamik ve insan yoğun ortamlara taşıyan, yeni bir fiziksel zeka altyapısı olarak okumak lazım.

Tokyo Big Sight'ta Yaskawa standında sergilenen "yakın gelecek ofisi" teması Japan Times'a da haber olmuş. Haber linkini yazının sonuna ekliyorum. 

Bu mimarinin, ofislerden sonra hastanelere, lojistik merkezlerine ve zaten Yaskawa’ya aşina üretim ortamlarına ne kadar hızlı yayılacağı, önümüzdeki dönemde yakından takip edilmesi gereken başlıklardan biri olacak.

Kaynaklar

  • https://www.yaskawa-global.com/newsrelease/news/178574
  • https://www.softbank.jp/en/corp/news/press/sbkk/2025/20251201_02/
  • https://www.japantimes.co.jp/business/2025/12/05/tech/humanoid-robots-tokyo/

30 Kasım 2025 Pazar

Aswath Damodaran

Finans dünyasına yakın olanlar kendisini zaten tanıyorlar.

Fakat finans dünyasına uzak olanların da tanıması için blog sayfasını şuraya bırakayım: Damodaran Online

Aswath Damodaran değerleme alanında dünyada referans kabul edilen bir profesör, NYU Stern Stern School of Business’ta kurumsal finans ve şirket değerleme dersleri veriyor. Yukarıda bağlantısını bıraktığım blog sayfasında, ücretsiz veri setleri ve excel modelleri paylaşıyor. 

Finans ve değerleme ilginizi çekiyorsa, fakat henüz bir başlangıç yapmadıysanız, başlangıç noktanız burası olmuş olsun.

Şu iki kitabını da tavsiye ederim:

23 Kasım 2025 Pazar

AI'sız Dijital Alanlar

Bugün, son dönem trendinin tersine kürek çeken bir sosyal medya projesinden, “Yapay Zeka Eli Değmemiş” sözlük antisamsadan bahsetmek istiyorum. Fakat daha önce çocukluğumdan bu yana, teknoloji ile nasıl bir ilişkim olduğu konusuna kısaca bir giriş yapmam gerekiyor.

Yapay zekayı bir konsept olarak hayatıma ne zaman soktuğumu düşününce, epey geriye gidiyorum. Babamın mesleği gereği ilkokulda BASIC ile, ortaokulda Pascal ile tanışmıştım. Karar ağaçlarıyla basit kural setleri tanımlayıp, insanlarla basit sohbetler yapan küçük programlar yazdığımı hatırlıyorum. Babamın lise öğrencileriyle birlikte kurduğu ve bilgisayar toplayıp sattığımız küçük firma için basit bir muhasebe programı yazmaya çalıştığım da olmuştu. Fakat bilgisayarlarda sanırım beni ilk olarak derinden etkileyen gelişme, Barbarian isimli DOS tabanlı basit bir oyunda bilgisayarın insan gibi konuşarak bir kelime söylemesiydi. Sonrasında Star Trek ve 1991’de vizyona giren Terminator 2 ile insan gibi düşünen makine fikrini benimsedim. Mühendisliği seçmemde bu iki filmin mutlaka etkisi vardır. Backpropagation ile ilk tanıştığımda kara kutu sistem modellemenin geleceği noktayı düşününce çok heyecanlandığımı da mutlaka yazmalıyım. 

Günümüz teknolojilerinin gelişimi neredeyse tek bir insan ömrüne sığdı. Ben çocukken Türkiye’de sürekli televizyon yayını yoktu, sabah İstiklal Marşı ile televizyon açılır, akşam yine İstiklal Marşı ile yayın biterdi. Amstrad bilgisayarlardan, internetin gelişimine, yapay sinir ağları kavramının bugünkü AI ekosistemine evrilmesine kadar bu teknolojik dönüşümün hemen her safhasına hem tanıklık ettim hem de içinde bir yerlerde bulundum. 

Bugün gelinen noktada, yapay zekanın demokratikleşerek gelişimini desteklerken, bir taraftan da verinin kullanımı, mahremiyet, ifade özgürlüğü ve emek gibi konularda dijital toplum sözleşmesinin daha çok konuşulması gerektiğini düşünüyorum fakat burayı çok dallandırmadan, çeşitliliğin ve çok sesliliğin korunması adına, tıpkı nesli tükenmekte olan canlıların korunduğu doğal alanlar gibi, AI’sız dijital alanların da bilinçli olarak oluşturulması gerektiğine inandığımı söylerek bu giriş faslını bitirmiş olayım :)

İTÜ’den arkadaşım Levent Divilioğlunun kaptanlığını ve yazılımını üstlendiği, henüz emekleme aşamasını yeni yeni tamamlayan antisamsa, tam da böyle bir yer. Yapay zeka eli değmemiş bir sözlük projesi.

Burada tüm içeriğin doğrudan insan üretimi olması bekleniyor. İlginizi çekerse bir göz atmanız için linki şuraya bırakıyorum.

https://antisamsa.com/

22 Kasım 2025 Cumartesi

Kurtlar Vadisi, Adanalı, 01, vs.

Günümüzde sokak kültürünün artık medya tarafından şekillendiğini kabul ettikten sonra, bazı dizilerin prime time’da yer bulmasının savunulacak tarafı kalmadığını düşünüyorum. Kurtlar Vadisi gibi yapımların, normalleşmiş şiddet ve mafya estetiğini ana akımın merkezine yerleştirmesi tesadüf değil. Bunu özel güç odaklarının tasarladığını falan iddia etmiyorum. Suyun altında ateşi yaktığınızda, bir süre sonra su kaynar ve bu tesadüf değildir. 

Dünün sokak serserilerinin, kötü çekilmiş bir absürt komediden bile daha absürt ve daha komik duran fakat esasen hiç de komik olmayan bilakis çok ciddi bir hastalığın semptomları olan, daltonlar gibi, redkitler gibi mide bulandırıcı örgütlenmelere dönüşmesinin 01 gibi dizilerden bağımsız olduğunu kim iddia edebilir? 

Üç yüz yıllık özgürlük mücadelesi ile, milyonlarca insanın kanıyla çizilen özgürlük haddini bugün yeniden çizmeye cüret etme pahasına... Bugün cep telefonları ile, çok yakın gelecekte gözlüklerle, kulak içi cihazlarla ve belki bir adım sonra kafatasının içinde yer alan biyolojik kontrolöre takılacak çipler ile günün 24 saatini fiilen prime time’a çeviren mecralarda yapılan yayınların, ayrıca ve çok daha sıkı biçimde denetlenmesi gerekmediğini kim, hangi tecrübe ile söyleyebilir? 

Bu kadar yoğun bir iletişim bombardımanı altında yaşamayı insanlık olarak ilk kez tecrübe ediyoruz. 

Varlık sahipliğinin ve iletişim kanallarının kontrolünün bu kadar az sayıda güç odağında toplandığı başka bir dönem olmadı. 

Bunlar insanlık için çok yeni tecrübeler.

Üstelik her yeni tecrübeden daha da güçlenmiş olarak çıkmıyoruz. Bu iddia, sahte kişisel gelişim uzmanlarının, yenilmişlerden ve düşkünlerden bir ısırık daha alabilmek için uydurduğu büyük yalanlardan yalnızca bir tanesi.

Bazen düştüğün bataktan çıkamazsın ve hikayen orada sona erer. 

Bugün resim kabaca şöyle
  • Her anımız prime time
  • 7/24, tuvaletteyken bile iletişim bombardımanına maruz kalıyoruz
  • İletişimi yöneten kanallar belirli güç odaklarında yoğunlaşmış durumda
  • Hayat düzensizliğe meyilli
Bu hızda ve bu şartlarda verilen doz, ölümcül olabilir.

12 Eylül 2025 Cuma

Link Kütüphanesi

Takip ettiğiniz web sayfasını bulamıyor musunuz. Linklerinizi mi kaybettiniz? Endişe etmeyin sizin için şöyle bir web sayfası yaptım.

SomeNice Links - Personal Link Manager & Financial Tracker